HER ŞEYİYLE GDO’LU ÜRÜNLER

Genetik özellikleri farklı gıdalardan gen transferi yapılarak üretilen gıdalar ve/veya ürünlerdir.

GBT UĞUR ÇALIŞKAN GIDA BILIM BLOG GDO GDO VE KANSE İLIŞKISI GDO NEDIR

Özgür Uğur Çalışkan

2021-07-07 6 min read

1. GDO NEDİR?

Üniversitede bu online eğitim sürecinde araştırma konularımdan biri olan GDO yani genetiği değiştirilmiş organizmaları inceleyeceğiz birlikte. Genetik özellikleri farklı gıdalardan gen transferi yapılarak üretilen gıdalar ve/veya ürünlerdir. Bu gıdaların ve ürünlerin, insan sağlığına olumsuz etki yapmayacağı düşünülen mikroorganizmalar seçilerek bu mikroorganizmalardan gen transferi gerçekleştirilir.

GDO

1.1 Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların Tarihi

Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) tarihi aslında 1970’lerin başında modern biyoteknolojinin gelişmeye başlamasına dayanmaktadır. GDO ile ilgili ilk ciddi çalışmalar 1980’lerin başlarında Agrobecterium tumafaciens bakterisinin genlerinin aktarılması aracılığı ile gerçekleştirilmiş olup bu bakteriden elde edilen genler ile başlamıştır. Özellikle GDO’lu tahıl ürünlerinin ticari olarak ilk pazara girişi 1996 yılında Monsante firması tarafından ilk onaylı GD tahıl olan Round-Up Ready® (RUR) soyanın Kanada’da üretimi ile gerçekleşmiştir.

Türkiye’de ise GDO’lu ürünler ilk defa 2011 yılında Dow AgroSciences LLC ve DuPont (Pioneer Hi-Bred International Inc.) şirketinin geliştirdiği mısır (Zea mays L.) türünün ithalatı ile girmiştir. Şu anda Türkiye’de ticari olarak 26 çeşit GDO’lu mısır ve 10 çeşit soya (Glisin max L.) piyasa da işlem görmektedir.

İlk çalışmalar 1986 yılında ABD ve Fransa’da tütün ile başlamış ve 1995 yılı sonuna kadar sekiz tarım ürününü kapsayan çok sayıda deneme yerine getirilmiştir. Transgenetik çalışmalar yapılan ilk sekiz tarım ürününün oranları şu şekildedir; mısır (%33), kanola (%21), patates (%11), domates (%11), soya fasulyesi (%9), pamuk (%7), tütün (%5) ve kavun ve kabak (%3). Saha denemelerini takiben 1996 yılının temmuz ayında altı ülke ve Avrupa Birliği (AB), sekiz GDO’lu tarım ürününün toplam 35 türüne ekim ve/veya ülkede yem, gıda olarak kullanılmak üzere ithal edilmesi için onay vermiştir.

2. GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALARIN AVANTAJLARI

2.1 Verimliğin Arttırılması

2. Dünya Savaşının ardından özellikle transgenetik çalışmalara hız verilmiş ve tarım ürünlerinin verimliliğinin arttırılması hedeflenmiştir. Bu durum karşısında sadece tarım ürünleri değil aynı zamanda hayvancılık ürünleri de düşünülmüştür. Gen aktarım teknolojisi kullanılarak hayvanetlerinde besin değerlerinin artmasına ve hayvanlardan elde edilen hammaddelerinin veriminin arttırılması için gen transferi sürecinden geçirilmiş hayvan yemleri de çalışmalara dahil edilmiştir. Halen yetiştirilmekte olan genetiği değiştirilmiş ürünlerin ekim alanları ülkeler bazında incelendiğinde; bu ekim alanlarının %99’unun Amerika kıtası ve Afrika kıtasının kuzey bölgelerinde olduğu görülmektedir.

Türkiye’de ise, yasal olarak transgenik bitkilerin ticari amaçlı üretilmeleri yasaktır. Bu nedenle, Türkiye’nin durumu transgenik bitki geliştiren değil, geliştirilmiş transgenik çeşitleri satın alıp kullanma durumunda olan bir ülkedir.

GDO'DA VERİMLİLİK

2.2 Raf Ömrüne Etkisi

Raf ömrü üzerindeki etkisiyle, pek çok gıda sanayi ve gıda yan sanayilerinde üretim maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçilerin ve tarım çalışanlarının yıllık bazda zararlarının azaltılması, ekimi yapılan ürünlerin olgunlaşma sürelerinin kısaltılarak ürünün daha hızlı ve daha çok elde edilmesi amaçlanmaktadır. Özellikle, meyve ve sebze gibi ürünlerin normal şartlar altındaki raf ömürlerini ve/veya buzdolabı şartlarındaki raf ömürlerini uzatabilmek temel prensiptir.

2.3 Tedavi Amaçlı Kullanımı

Bu teknolojinin özellikle gıdalarda kullanımıyla bazı hastalık ve sendromlara engel olabilmek adına çalışmalarda yürütülmüştür. Laktoz intoleransı olan hastalar için laktozsuz süt ürünleri üretiminde kullanımı buna örnek olarak verilebilir. Ayrıca çölyak hastalığı, sebze, meyve, et ve et ürünleri vb. grupların norma bireyler için alerjen etkilerine karşı da bu transgenik çalışmalar umut vaat etmektedir ve insülin direnci içinde bazı deneyler gerçekleştirilmektedir.

2.4 Gıda Zenginleştirme

Ticari işlemler sonrasında oluşan besin kayıplarının azalması açısından; protein kaybını azaltıcı, vitamin, mineral ve eser elementlerin kaybının azalması, karatenoidler, flavonoidler ve likopen gibi antioksidan maddelerin kaybının önlenmesi içinde çalışmalar yürütülmektedir.

GDO'DA VERİMLİLİK VE ISLAH

3. GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALARIN DEZAVANTAJLARI

3.1 Sağlık Sorunları

Buraya kadar GDO’nun avantajlarından detaylıca bahsettik sıra geldi herkesin beklediği o kısma. Sağlık konusuna. Baştan uyarayım GDO vücutta mutasyonlara neden olmaz bu yüzden kimse Wolverin olacağım kıllanacağım triplerine girmesin. GDO’lu ürün tüketmeseniz dahi vücudunuzda zaten mutasyonlar mikro düzeyde her saniye milyonlarca kez gerçekleşiyor.

3.1.1 Alerjik Reaksiyonlar

Kişiye ve tüketilen gıdaya bağlı olarak çok farklı şekiller ve varyasyonlarla nükseden alerjik hastalıklar veya reaksiyonlar ortaya çıkabilmektedir. Bireylerin metabolizmalarının ne kadar alerjik reaksiyonlara açık olması bu konuda başlıca etken sayılabilir. Örneğin Brezilya’da fındığa aktarılan bir soya geni ile alakalı olarak fındığı tüketen bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar görüldüğü saptanınca soya geninin üretimi durdurulmuştur.

3.1.2 Antibiyotik Direnci

Genetiği Değiştirilmiş Gıda geliştirilmesi mahsullere dayanıklılık sağlamak adına yapılan çalışmalar vs. hayvan ve parazitlere karşı direnç sağlarken insan bağırsaklarındaki bakterileri değiştirerek antibiyotik gibi güçlü ilaçlara bünyenin dayanıklılığına neden olmaktadır. Bu nedenden ötürü bazı hastalıkların ilaçları artık ne yazık ki işlevlerini kaybetmiş durumdadır.

3.1.3 Kansere Etkisi

Transgenik çalışmaların uygulanmaya başlanmasıyla beraber özellikle meyve ve sebze ürünlerinde kullanılmasıyla beraber aynı zaman diliminde özellikle kadınlarda meme kanseri vakalarının orta ve az gelişmiş ülkelerde artmaya başladığı gözlemlenmiştir. T.C. Maltepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafında yapılan bir çalışmada meme kanserine yakalanan kadınların %55,2 sinin meyve ve sebze ağırlıklı beslendiği tespit edilmiştir. Ek olarak bu konuyla ilgili yapılan sempozyumlarda ise genetiği değiştirilmiş ürün ve gıdaların vücutta mutasyona neden olabileceği bilim insanlarınca belirtilmiştir.

GDO'NUN KANSERE ETKİSİ

3.1.4 Hormonsal Etkileri

Hayvanlar üzerinde genetiği değiştirilmiş ürünlerle yapılan çalışmalarda fareler üzerinde yapılan deneylerde 4. nesilden sonra özellikle üreme hormonlarında düşüş yaşandığı, yeni doğan bireylerin öncekilere oranla daha çelimsiz ve küçük oldukları gözlemlenmiştir. Buna ek olarak genetiği değiştirilmiş patates ile beslenen farelerin ince bağırsak hücrelerinde mutasyonlar tespit edilmiştir.

4. SONUÇ

Bu yazıda sizlere yaptığım bilimsel derleme makaleden bazı özet parçaları bilimsel bir de olsa anlayabileceğiniz şekilde yazdım. Artık gıdacıların gözünden GDO'nun ne olduğunu biliyorsunuz?

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Çocuklarınıza veya kendinize GDO'lu ürünleri alır mısınız?


KAYNAKLAR:

1) GDO’nun Avantajları ve Dezavantajları / Gıda Bioteknolojisi Dersi – U. Çalışkan – TNKU Gıda Mühendisliği - 2020

Sosyal Medyadan Takip Edin!