OKYANUSLARIN ALTINDA YENİ BİR DÜNYA

İnsanlığın bir başka su altı macerası olan gıdaya girmek mecburiyetindeyiz.

GBT UĞUR ÇALIŞKAN GIDA BILIM BLOG SU ALTINDA YAŞAM BARIŞ ÖZCAN

Özgür Uğur Çalışkan

2021-06-13 4 min read

1. SUYUN ALTINDA YAŞAM KURULURSA!

Herkese bir yazıdan daha merhaba. Bugün yine mevzumuzun içerinde gıdalar geçecekte olsa olayın biraz daha popüler kültür tarafına odaklanacağız. Neden diye soracak olursanız, geçtiğimiz günlerde Barış Özcan’ın Youtube kanalında bir videoya denk geldim. Videonun başlığı "SU ALTINDA YAŞANABİLİR Mİ?" şeklindeydi. İzlemek isteyenler için linkini buraya bırakıyorum. Bu videoyu izledikten sonra aklıma tabii ki de şu şekilde bir soru geldi: "Suyun altında yaşam kurulursa gıda ihtiyacı nasıl karşılanır?" İlginizi çekmeyi başardığıma göre buyurun konuya girelim. :)

Barış Özcan’ın videosuyla ilgili çok fazla detaya girmeyeceğim ama bahsettiği bir çalışmadan yola çıkarak devam etmek istiyorum. Su altında herhangi bir yüzey bağlantısı olmadan oksijen üretebilen bir cihazın yakın zamanda üretilmiş ve geliştirme aşamasında olduğunu söylüyor. Videoyu izlerken Star Wars Evrenindeki Gungan'lar geldi nedense! Star Wars'daki bu ırk hem karada hem de su altında yaşayabiliyorlardı hem de bizim gibi bir cihaz kullanmaya ihtiyaçları yoktu ve devasa su altı şehirleri vardı. Elon MUSK sağ olsun artık herkesin gözü kulağı Mars'a kurulacak koloni haberlerinde ya da birkaç yıl önce Asgardia diye bir uzay şehri projesi ve uzay ülkesiyle gündeme oturmuş bir yapılanma var ama ben Dünya'dan hala umudumu kesmek istemiyorum. Biz bu gezegeni kurtarabiliriz. Şimdi aranızdan bazıları Thanos gibi çıkıp artık gezegene sığamıyoruz kaynaklar yetmiyor diyebilir ama insan oğlu elindekileri kaybetmeden kıymet bilmek konusunda pek iyi değil bildiğimiz gibi. Bu bağlamda bakacak olursak da aslında su altında yaşam daha da mantıklı gelmeye başlar çünkü eğer suyun altında da yaşayabilecek teknolojik imkanlarımız olsaydı insanoğlunun yaşam alanı neredeyse 10 kat artmış olurdu.

Biraz daha detaya girmeden önce aslında sizlere kötü bir gelecek tablosu çizmek istiyorum. Herkesin de aşina olduğu gibi insanlığın neden olduğu ve dünyayı giderek daha az yaşanabilir bir forma sokan iki büyük neden var! Küresel ısınma ve küresel tüketim. Bunlardan küresel ısınmayı ele alacak olursak eğer sırf bu nedenden dolayı dünya nüfusunun önemli bir kısmı aslında hesaplamalara göre 2035 yılından sonra kademeli olarak içme suyu sıkıntısı yaşamak zorunda kalacak. Yanı aynı 2020 gibi bundan sonraki yılları da lanet ederek geçireceğimiz günler o kadar da uzakta değil. Bu nesil böyle devam edilirse kesin bir su kıtlığına doğru emin adımlarla gidiyor. Kaldı ki küresel ısınma okyanus suları yükseliyor ve okyanus sıcaklığı artıyor. Bu pek çok türün yok olması yaşam zincirinde önemli olan türlerin artık görülemeyecek olması anlamına geliyor ki o türler aslında insanlığın teknolojisi ve tüketiminin temelini oluşturan türler. Ama küresel ısınma eğer su altında yaşam için teknolojiler geliştirirsek bizim lehimize dönecek bir durum olabilir. Bunun için suyun altında yaşamak için gerekli cihazlarla beraber aslında deniz ve okyanus sularının kullanım ve tüketim suyu olarak arıtılması ile ilgili teknolojilerin geliştirilmesini gerektiriyor. Diyelim ki su arıtma ve su altı yaşam cihazları geliştirildi. O zaman ne olur? Elon Musk'ın vizyonu aslında buradan sonra başlıyor. İnsanoğlu hiçbir zaman bir ile yetinmemiştir. İnsanlık gelişimin bir yerinden sonra mutlaka insanlık başka bir gezegene taşınmalıdır. Bu Mars mı olur emin değilim ama!

Aslında bu su altı yaşamıyla ilgili Japonya ve Tayland gibi ülkelerde su altı şehirleri projeleri yapılıyor zaten hali hazırda. Ama hala yapılıyor işte :) Bir de tam olarak su altı sayılabileceklerini söyleyemeyeceğim kendi açımdan çünkü belki telif gelir diye burada yer vermek istemiyorum ama bu yapıların neredeyse yarısı su üzerinde. Bu yüzden su altı şehri diye reklam etmeleri bana kalırsa biraz komik oluyor.

SU ALTINDA YAŞAM

2. SUYUN ALTINDA GIDA ÜRETİMİ

Peki suyun altında yaşamamıza imkân sağlayacak cihazları geliştirdik su arıtma sistemleri de fena değil işte buradan sonra insanlığın bir başka su altı macerası olan gıdaya girmek mecburiyetindeyiz. Benim görebildiğim birkaç seçenek var bununla ilgili. Birincisi ve de en basit olanı yüzeyde yetiştirip üretim suyun altına indirmek. Ancak hepimiz biliyoruz ki bu gereksizce yapılan fazla üretim bir yerden sonra yine sürdürülebilir olmayacak ve insanlık yine zaman kazanmak için suyun altında üretim yapmanın yollarını arayacak. İşte orada hepimizin aslında kötü gözle baktığı GDO işin içine girecek ve belki de insanoğlunun yaşamını kurtaracak. Şimdi kötü bilenler için şöyle bir şey söylemek isterim. GDO'lu ürünlerin hastalıklara kesin olarak neden olduğuna dair bulgular hala bulunabilmiş değil. Bilimsel çalışmalarda hala GDO'nun varsayımsal olarak hastalıklara neden olabileceği üzerinde duruluyor. En azından benim ulaşabildiklerim böyle. Daha detaylı yazmak gerekir aslında ama o da başka bir yazının konusu.

Su altı gıda üretimine geri gelecek olursak aslında net bir şey söylemek istemesem de gıda hammaddelerinin ve tarım ürünlerinin su altı için adapte olabilmesi ihtimali düşünülmelidir. Gıdalar, insanlar gibi değildir. Bir nesil o kadar uzun süre yaşayamaz. Bu durumda bakıldığında aslında ıslah yöntemleriyle gıdalar su altında yaşayabilmek için nesilleri ıslah yöntemleriyle yönlendirebiliriz. Biraz aceleci olan insanlık için GDO ise bu ıslah süresini genetik faktörleri de devreye sokarak kısaltabilir diye düşünüyorum.

Her ne olursa olsun insanlık hala öte gezegenlerde büyük nüfuslara ulaşabilecek teknolojiye sahip değilken bu dünyada bence su altı yaşamı da en azından bir tartışabilir. Seçenekler yaratmak bizim becerilerimize kalmış bir şeydir. Hoşça kalın.

Bu arada o su altında yaşam ile ilgili geliştirilen cihazın fotoğrafını ve güzel bulduğum bir yazıyı aşağıya bırakıyorum. İyi okumalar.

Amphibio

Sosyal Medyadan Takip Edin!